• Ilgaz Fakıoğlu

Piramidin tepesine ulaşmak: Gazeteciler nasıl hikâye anlatmalı?


İllüstrasyonlar: gettyimages/gremlin

Lise sıralarındayım. Kafamda şu yaşımdaki hayallerimden daha büyük bir potansiyel ve anlam sınırı olduğu açık. Sanıyorum “Düşünce Tarihi”ni ilk kez o zaman okumuştum. Araştırmacı ve yazar Orhan Hançerlioğlu’nun anlatı tarzında yazdığı kitap, dört bin yıllık düşünce tarihini özetleyebilmesi ve kavramları doğru temellere oturtabilmesi noktasında iyi bir bağdaştırıcılık örneği sunuyor. Uzun yıllar sonra, bugünlerde bu eseri tekrar okurken; kitabın Hançerlioğlu tarafından günümüzde bile görmediğimiz şekilde hikâye anlatıcılığı tarzında düzenlendiğini yeniden keşfettim. Özellikle Hermetik geleneğinin doğuşunun anlatıldığı satırlar, bana bu içeriği yazmam için ayrıca bir ilham da verdi diyebilirim.


Her şeyin saklı olduğu ‘gizli bilgi’ nedir?


Günümüzden 5 bin sene önce Antik Mısır’da yaşadığı kabul edilen bilgin Hermes (Kutsal metinlerde sırasıyla Hermes Tut, Ermis, Honok, İdris) özellikle Mısır’da Tep ve Memphis tapınaklarının inisiyasyonunu yaratan bir öğretinin kurucusu olarak bilinirdi. Bu merkezi tapınaklar “gizli bilgi”yi öğrenmeye gelen kişilere zorlu bir sınav süreci dayatıyordu. Sınavlar sırasıyla; tapınak hizmetçilerine yardımdan, karanlık bir labirentten sağ çıkmaya, cinsel ilişkiden kaçınmaktan, aylar süren inzivaya kadar zorlu bir süreci içermekteydi. [i] Tüm bu ölümcül sınavlar sonrası artık öğrenciden inisiye yoluna geçmiş kişiye “gizli bilgi”ye girişin ilk suflesi verilirdi. Mısır’ın sıcak, sessiz ve derin bir gecesinde tapınağın rahibiyle rasathane bölümüne çıkarılan inisiyeye, karanlık bir geceyi aydınlatan ışıklarıyla yedi göğün hâkimi Ay, Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn gösterilirdi. Başrahip inisiyeye sözü söyledikten sonra; öğrenci tanrısal olana, kutsal öğretiye giden yolun kendisini ölçülemeyecek derecede bilgiye adaması, tanrıya denk kılmasından geçtiğini öğrenirdi.


Hermetik öğretide insanın kudretleşerek “ölümsüz tanrı”lara dönüşebileceği, insanların bilgiyle her şeye hâkim olabileceği, evrenin sırlarını öğrenebileceği söylenmektedir. Hermetik öğretilere esasında sadece gizcilik olarak bakmamak; çağın kozmik mit, animist yapısı üzerinden de okumak gerekiyor. Bu noktada tanrıya ulaşmanın dıştan içe doğru bir yolculuk olduğunu görebilmek; öznel idealizmin batı düşüncesindeki konumundan farklı olarak doğu düşüncesindeki yapısını da gözlemleyebilmek mümkün. Aynı durumu Budist gelenekte özellikle Nirvana konseptinde hayatın ölüm ve doğum zincirinden kurtulmuş aydınlanmış bir zihin durumunda da görüyoruz. [ii]


Peki tüm bu soyutlamanın ve 5 bin sene öncesinde yaşanan bir Mısır gecesinin konumuzla ne ilgisi var? Açıkçası hâlen aynı yıldızlara bakıyoruz. Fakat elbette evreni ve kendimizi algıladığımız yöntem artık doğrudan maddenin kendisine dayanıyor. İçerikte anlatmak istediğim konu, dijital gazetecilerin çağın bilinen modelini nasıl doğru bir yapıya taşıyabileceği... Başlıktan da anlaşılacağı gibi doğru bir hikâye anlatmanın, gazetecilikte hikâye anlatıcılığının öneminden bahsetmek istiyorum. Piramidin tepesinde gece vakti yıldızları izleyebilmek için, önce piramidin tepesine çıkmamız gerekecek.



Köklere dönüş: Gazetecilikte hikâye anlatıcılığı nedir?


Gazetecilikle hikâye anlatıcılığı ilişkisine bakacak olursak; tarihte biraz geriye gitmemiz gerekecek. Batı literatüründe özellikle 19. Yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkan “Edebi Gerçeklik” akımı hem edebi kişilikler üzerinden bir gazetecilik ortamına; hem de tasvirci gazeteciliğin hikâyeleştirilmiş formatta sunulmasına zemin hazırlamıştır. Elbette bu dönemdeki ‘’gerçeklik’’ vurgusunun baskınlığı, hikâye anlatıcılığındaki rolün kapsamlı olarak kullanılmamasına da neden oluşturmuştur. Özellikle ‘’Amerikan Edebi Gazetecilik Tarihi: Yeni Bir Türün Doğuşu” kitabında dönemin anlatı yapısına örnek veren John C. Hartsock’un aktardıkları, dönem içerisinde uygulanan modele dair bize fikir verebiliyor. New York’taki bir yerel gazetenin yayın yönetmeni Lincoln Steffens, muhabiri Abraham Cahan'ı yanına çağırarak bir cinayet haberini yapmasını söyler. Olay; karısını bıçakla öldüren bir kocayla ilgilidir. Steffens; muhabire polis raporunu gösterek, olayla bağlantılı olarak muhabirden evlilik-cinayet arasından bir geniş hikâye çıkartmasını ister. Bu yaklaşım özetle bize model olarak toplumsal gerçeklik üzerinden yaratılan hikâyeleştirmeye ve bağdaştırıcılığa yönelik de bir örnek sunmaktadır. [iii]


1960’larda gelişen ABD'de gelişen “Yeni Gazetecilik Hareketi"nde Gay Talese de vardı

Gay Talese, Norman Mailer gibi ABD’de 1960’larda gelişen “Yeni Gazetecilik Hareketi"ne bakacak olursak ise edebi gerçeklikten ziyade bu dönemdeki gazetecilik yapısında daha geniş çaplı değişimler ortaya çıkmaktadır. Bu dönemin modelini “Edebi Gerçeklik”ten kopararak “Anlatı Gazeteciliği” olarak tanımlamak gerekiyor. Intertext –metinlerarası- kültürel üretimlerden, sosyal gerçekliğe dair ifade kullanımlarına, yazma pratiklerindeki değişimden, yaratıcı görsel kullanımlarına değin bu dönem anlatı gazeteciliğinin temelini oluşturan süreç olarak gözüküyor. [iv] Temel anlamıyla gazetecilikte hikâye anlatıcılığı modelinin tanımında bulunan birçok kavramın o dönemde temellendiğini görebilmek de mümkün.


Geçmişten bugüne taşınan özellikler nelerdir?

  • Gazetecilikte hikâye anlatıcılığı oluşturma biçimi kurgu tekniklerine dayanan fakat gerçekliği kurgu olmayan, temeli haber sunumu hikâye olan bir modeldir.

  • Gazetecilikte hikâye anlatıcılığı, birbiriyle etkileşimde bulunan unsurların kapsamlı bir mesajda bütünleştirilmesidir

  • Gazetecilikte hikâye anlatıcılığı, belirli bir fikri, konsept bir kurgu içerisinde motifler, karakterler ve modellemelerle anlatı tekniğinden yararlanarak yaratıcı şekilde sunmaktır.

  • Gazetecilikte hikâye anlatıcılığı kurgu tekniklerindeki motif, akış, görsel ve ritmik bütünlük, karakter ve modelleme tekniklerini gerçekliğe uyarlayan bir modeldir.

Bugün bize neyi yansıtıyor?


Bugün hakkındaki söze dijital ve çevrimiçi ortamların, hikâye anlatmaya ne kadar elverişli bir ortam olduğuyla başlamak lazım. Anlatı gazetecileri geçmişte, kendi avantajlarını ve tekniklerini doğrudan kurgudan almakta; haberi, anlatı kurgusuyla sunmada etken oluşturuyorlardı. Fakat bugün, dijital özgünlüğün çağında; estetik aygıtların yardımıyla multimedya zenginliği ve okuma düzeni etkili tasarlanmış dijital hikâyeler üretmek mümkün gözüküyor.


Bu noktada özellikle scroll kurgusuna uygunlaştırılmış, longform gazetecilik yapısından bahsetmek lazım. Bugün hikâye anlatıcılığı temel olarak dikey kurgulu yapılı içeriklere endeksli olarak büyüme yoluna girmiş durumda bulunuyor. Gazetecilik dünyasının çoğu bu modelle ilk kez The New York Times’ın büyük beğeni toplayan longform anlatısı "The Snow Fall" ile tanıştı. Scrollytelling’I içeren ve dikey kurguyla tasarlanan yapı, çeşitli multimedya ve scroll yapısıyla ortaya çıkan animatif unsurlarla zenginleştirilmişti. Gazetecilikte kısa parçalı haber akışına farklılık getiren bu yapı o zamandan beri, The Washington Post’tan, Telegraph’a, The Atlantic Media’dan Guardian’a birçok platform tarafından kullanılıyor. Bugüne baktığımızda; belirttiğim bu platformlar, kendi içerik stüdyosunda öncelikli olarak longform gazeteciliği başarıyla kullanan bütünlüklü yapıları ortaya koyuyor. Buna özellikle içerikte doğru duygu tasarımının yaratılmasının uzun okuma süresine ihtiyaç duyması neden oluşturuyor. Longform yapılardaki multimedya zenginliğinin de anlamı güçlendirmesi hikâye anlatıcılığının kolay ve doğru bir yoldan longform'la ilişki kurabilmesini sağlıyor.


Bugünün hikâyeye kattığı özellikler nelerdir?

  • Hikâye, gerçeklere dayanan kurgu anlatı tekniğine dayanmıştır fakat aynı zamanda da multimedya faktöründen de beslenmiştir.

  • Hikâye; sıcak ve rutin haber modelinde değil Slow Journalism modeline uygun, Premium içerikler özelinde ağırlık kazanmıştır.

Piramitte yukarı doğru: Peki eleştirileri nasıl göreceğiz?


Bu zamana kadar, türlü sınavlardan geçtik fakat mühim olan piramidin tepesindeki gerçeğe ulaşmak. Bir zamanlar Nil’in taşkın suları nedeniyle selin üstünde görünen yapay tepeleri andırması için yapılan piramitlerin tepesinde olmamız gerekiyor. Peki bunun için hikâye anlatıcılığına yönelik eleştirilerden nasıl besleneceğiz?


Bir eleştiri: Kurgusal teknikler gerçeği gizler


Gerçek, gazetecinin ulaşamadığı bir aşk. Sahip olamadığı, ya da belki de hiç sahip olamayacağı… Gerçeklikle, gazeteciliğin sahiplik yapısı nedeniyle soyut bir ilişki olsa da bu eleştiriyi önemsemek gerekiyor. Gazetecinin işi gerçekle ilgiliyken, eleştiri doğru bir yere oturuyor. Kendi platformumuz ya da hâlihazırdaki üretimimiz için hikâye anlatıcılığı yaparken, kurgu tekniklerini belirli oranlarda sınırlamak bu noktada yapılacak temel iş. Haberin ve rutin üretimin sınırlarını radikal bir şekilde bozmamak nitelikli bir anlatı için temel gereksinim olarak gözüküyor.


Bir eleştiri: Kişiselleştirilmiş yapı toplumsal gerçekleri anlatamaz


Bu eleştiriyi medyanın mülkiyet yapısı ve gazeteciliğin taraflılık ilkesi nedeniyle baştan saf dışı edebilmek mümkün. Toplumsal gerçeklik, dijital medyanın ve haber ekonomisinin hiçbir zaman ön planında olmadı. Bugün özellikle ABD temelinde gelişen medya profesyonelliğinin ‘’tarafsızlık’’, ‘’nesnellik’’, ‘’ilkesellik’’ mitlerine baktığımızda da medyaya ve gazeteciliğe değil; sermayenin, merkezi müdahalecilikten kaçınan yapıların özetle Amerikan ideolojisinin ideal çoğulculuğuna yönelik vurgularını görmek mümkün. Medya üzerinden gerçekleri yansıtma, gerçeklerle öğrenme her daim global hâkim iletişim dilinin yarattığı bir fantaziydi ve öyle kalacak. Fakat bu eleştirinin bize yansıttığı başka bir taraf daha var. Benmerkezci bir dünyada toplumsal gerçekliği sunmada kişiselleştirilmiş bir dil; aslında bir avantaj da olabilir. Hikâyede karakterleştirme, kişiselleştirilmiş kurgusal yapı, özellikle toplumsal gerçekliğin giderek bireyci bakışa dönüştüğü bir dünyada, içeriklerin etki sınırlarını göstermesi açısından da önem taşıyor.


Bir eleştiri: Gazetecilik, reklam ve halkla ilişkiler teknikleriyle iç içe geçiyor


Bu doğru. Bugün dijital gazetecilik; özellikle kurduğu dil ve yapıyla toplumsal olgu sisteminden toplumsal iknaya varan bir yelpazeye konumlanmış durumda. Özellikle böyle bir mekanizma içerisinde oluşturduğumuz ekonomide, etik yargılara önceden karar vermemiz gerekecek. Anlatı tarzını doğru modellerle sınırlamak gerekiyor. Bugün longform hikâye modeliyle dosya haberler hazırlandığı gibi native reklam, markalı içerik gibi türlerin de aynı stüdyolar tarafından üretildiğini göz ardı etmemek gerekiyor.

Piramitte yukarı doğru: Yeni ve cesur bir piramit


Bugün dijital gazetecilikte hâlen 1850’lerde telgraf bazlı iletişimle ortaya çıkan ve sonuç odaklı model olarak bilinen “Ters Piramit” tekniği kullanılıyor. Haberde sonuçların öncelikli, arka plan ve duygusal atmosferin ise sınırlı şekilde verildiği bu haber tekniği ve kurgu akışı temel anlamıyla dramatik yapıyı aktarmada yetersiz kalıyor. Mimarinin hem uzun yapılı içeriklere uygun olmaması; hem de arka plan ve duygu tasarımı noktasında zayıf kalması, güçlü hikâyeler için bu modelin kullanılmasını olanaksız kılıyor.


Öte yandan dramatik yapı ve sahne sanatlarında kullanılan “Freytag Piramidi” ise hikâye anlatmada güçlü bir yapı olarak karşımıza çıkıyor. Amacı sonuçtan ziyade insan ruhunda etki bırakmak olan bu yapı önce arka planı kurguda konumlandırarak, sonucun izleyici/okuyucuda akılda kalıcılığını arttırıyor. Olaydan veya sonuçtan ziyade duyguya ve konsepte, anlam yaratmaya odaklanan yapı; bugün birçok global platformun öncelikle uyguladığı mimarilerden biri olarak gözüküyor.


Not: Gustav Freytag’ın piramidi üzerinden içerik oluşturma, mimarileme ve kurgulama konusundan başka bir içerikte ayrıntılı olarak bahsedeceğim.


Piramitte yukarı doğru: 7 göğün sorusu


Dijital gazeteciler olarak bir anlatıcıya dönüşeceksek içeriğin özüne odaklanmamız gerekecek. Bu nedenle bu yedi soruyu kusursuz bir hikâye için içeriğimize sormamız önem taşıyor. Çekinmeyin sorun. Özellikle de içeriğinizi kurgularken bu soruların büyük faydası var. Sizler için belirli sorularda topladığım eşikler şu şekilde:

  • Bakış Açısı / Hikâyemizin ana noktası ne?

  • Dramatik Soru / Okuyucunun dikkatini ne çekiyor? Neye doğru anlam yaratıyoruz?

  • Bağlayıcılık / İçerikte aidiyeti ne yaratıyor? Yayın değerini ne taşıyor?

  • Editoryal ton / Duygu tasarımda neleri öne çıkarıyoruz?

  • Multimedya / Hikâyede hangi modüller üzerinden bir anlatı oluşturuyoruz?

  • Ekonomi / Hikâyeyi anlatmak için yeterli kaynağımız var mı?

  • Ritmik yapı / Hikâyede ritmik akışı sağlayan yapı nedir?

Piramitte yukarı doğru: Duygu tasarımı ve editoryal ton


Ben buna kilit nokta diyorum. Çünkü kaliteli bir hikâyeyi ve iyi bir gazeteciyi diğerlerinden ayıran temel nokta tam da burası oluyor. Buna son sınavımız da diyebiliriz. Bir hikâye oluştururken, okuyucu sadece hikâyeyi değil bizim yeteneklerimizi de anlayabilmeli; dilimizi okuyabilmeli… Bu noktada hikâye anlatıcılığı üzerinden çerçevelenen ve benim de önem verip, kendi başlıklarımda topladığım teknikleri göz önünde bulundurabilirsiniz.


Duygu tasarımı ve editoryal tonu neler oluşturur?

  • Edebi anlatım / Bir anlatı tarzına sahip olmalıyız, anlattığımız hikâyelerdeki dil ve edebi ton bir bütünlük sağlamalı.

  • Karakter odağı / Özelden genele anlatım kolaylığı yapmalı, tüm olayları ve süreçleri belirli karakterlerde birleştirmeliyiz.

  • Monomyth ve storyarc uyumu / Karakter yolculuğu ve hikâyenin akışı uyumlu olmalı. Tek yüzük Shire’de değil Mordor’da Frodo tarafından yok edilmeli.

  • Perspektif ve çerçeveleme / Okuyucuyu yönlendireceğimiz perspektif tam olarak ne? Daha önce söylediğim gibi hikâyenin bir amacı olmak zorunda.

  • Alegori / Hikâyede alegori kullanmanız anlamla kurduğunuz ilişki açısından değerli. Örneğin bu içeriği bir piramit alegorisiyle okuyorsunuz.

  • Multimedya, yaratıcılık kullanımı / Dijital hikâye noktasında kürasyonu oluşturan nokta. İnteraktif araçlar, içerikte oyuncak kullanımı gibi türler her zaman ekstra bir fayda sağlıyor.

Tepedeyiz: Yıldızlar hâlen aynı


Beş bin sene önceki inisiyeler gece vakti gökyüzüne hangi hislerle baktılar bilinmez; fakat dijital gazeteciler için ulaşmamız gereken gizli bilginin kendimizin kudretine yönelik farkındalık olduğunu düşününlerdenim. Hem verdiğim eğitim programlarında hem de gazetecilik/içerik hayatımda dijital gazeteciliğin; hem gerçekle kurduğu ilişki hem de toplumsal iknaya giren anlam üreticiliği noktasında çağın merkezinde olduğunu sürekli belirtiyorum. Belki de ulaşmak istediğimiz o tepe, kendi kudretinin farkında olması gereken yorgun bir ruh olabilir. Çünkü yıldızlar hâlen aynı ve gerçekliğine güvenebileceğimiz tek olgu hâlen maddenin kendisi.


Globalde başarılı örnekler

İleri Okumalar:


i Hançerlioğlu, Orhan. (1970). Düşünce Tarihi

ii Leaman, 1999, s. 255

Said, M. (2014). Doğu düşüncesinde Hermetik ruhsal simya tecrübesi ve Hacı Bektaş-I Velî’nin makâlâtı.

iii Erdem, M . (2016). Edebi Gazetecilik Kavramı: ABD Örneğindeki Gelişimi, Yapısı ve İçeriği/The Concept of Literary Journalism

iv Berning, Nora. (2011). Narrative Journalism in the Age of the Internet: New Ways to Create Authenticity in Online Literary Reportages

Lassila-Merisalo, Maria. (2014). Story First—Publishing Narrative Long-Form Journalism in Digital Environments. Journal of Magazine and New Media Research. 15.

Kiuttu. (2013)

Loosen, W. ve Schmidt, J. (2014). The Evolution of Online Narrative Journalism.

Robie Van Krienken and Jose Sanders (2017). Framing narrative journalism as a new genre: A case study of the Netherlands)

Robin, B. Digital Storytelling: A PowerfulTechnology Tool for the 21st Century Classroom (2008).